okt 30

SÜLÜK TEDAVİSİNİN TARİHÇESİ , GÜNÜMÜZDE SÜLÜK TEDAVİSİ

SÜLÜK TEDAVİSİNİN TARİHÇESİ , GÜNÜMÜZDE SÜLÜK TEDAVİSİ

sulukSülük Tedavisinin Tarihçesi

suluk (4)Sülükle tedavi anlamına gelen Hirudoterapi, antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil’li hekimlere kadar gitmektedir. Yine MÖ. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca MÖ. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, MS. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve MS. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina’nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır. Ne var ki, 20. yüzyılda doğadan elini çeken insanlık sülük tedavisini unutmuştur. Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm – İngiltere) kurmakla, sülüğün tıbbi kullanımı günümüzde tekrar hatırlanmıştır.

Günümüzde Sülük Tedavisi

Günümüzde sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından “benzeri olmayan” bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Hirudo Medicinalis, Alman Tıbbi İlaçlar Kanunu’nun (TİK) 2.Maddesinin 1.bendi gereği ilaç olarak kabul edilmiştir. Daha sonra ilave edilen 4.madde ile de hazır tıbbi ilaç  olarak tanımlanmıştır. Bunun , uygulama olarak ,enjektöre çekilen ilaçtan farkı , ‘’ bu ilacın enjeksiyon şeklinde bizim tarafımızdan değil, Hirudo Medicinalis adı verilen  canlının ağzından bizzat verilmesidir “. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır ve 2004′ de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.

suluk (3)Sülüğün Anatomisi ve Diğer  Özellikleri

Sülükler, 15.000′den fazla türü bulunan Annelida filumundandır. Çoğu ektoparazit olup, kan emerek beslenen canlılardır. Bunların yaklaşık 650′den fazla türü Hirudinea sınıfındadır. Bu sınıfta genellikle deniz, tatlı su ve kara sülükleri yer alır. Bütün sülükler kan emici değildir. Bazı türleri omurgasızları, Annelida’ya ait diğer sınıfların bireylerini, salyangozları ve böcek larvalarını yerler. Kan emenler balık, kurbağa, kaplumbağa, salyangoz ve kabuklu su canlıları ile omurgalı hayvanlarda ektoparazit olarak yaşarlar. Omurgalıların hemen her grubu konakçı olmasına karşın, balıklar en çok saldırıya uğrayan gruptur. Sivrisineklere benzer şekilde, ağrı oluşturmadan deriyi ağızlarında yer alan üç adet çenenin üstünde bulunan keskin dişleriyle ensize ederek kan emmeye başlarlar ve salyasındaki çeşitli mediatörleri (lokal anestezik, histamin benzeri vazodilatatörler, pıhtılaşmayı engelleyici maddeler, yayılma faktörleri, antibiyotikler vb.) bu bölgeye salarlar.
Hastalıklarda tedavi edici özelliği bulunan sülüklerin birkaç türü olup H. medicinalis, Hirudo verbana bunlardandır. Bu sülüklere “tıbbi sülük” adı verilir.Tıbbi sülüklerin birkaç türü olup, Türkiye’de H. medicinalis ve H. verbana’nın yaşadığı bilinmektedir.   Sülüklerin anatomisi dikkat çekecek derecede tek örnektir. Vücut tipik olarak dorso-ventral yassılaşmıştır. Segmentler anterior ve posteriorde çekmen biçimine dönüşmüştür. Anterior çekmen genellikle posterior çekmenden daha küçüktür ve üç çeneli ağzın etrafı çekmenle çevrilidir. Çenelerde bir sıra halinde dizilmiş 50-100 diş bulunur. Posterior çekmen, sekiz segmentin birleşmesiyle oluşmuş, disk şeklinde ve ventrale dönüktür, çekmenler yapışmaya ve harekete yardımcı olur. Vücutları daima sabit sayıda 34 segmentten oluşur. Sülüklerin ağzı ön uçta, ya bir çekmenin dibinde veya kaşık şeklinde bir üst dudağın altındadır.

Sülüklerin vücudu muhtelif renklerde görünebilen ince ve düz bir örtü ile sarılmıştır. H. medicinalis’in sırtı bozumsu zeytin renginde olup, az çok belirgin altı tane boyuna uzanan kırmızımsı-sarı şeride sahiptir. Kenarlar açık zeytin rengindedir. Karnın her iki yanında düz siyah birer şerit bulunur. H. medicinalis’in sindirim kanalı florasında bir cins bakteri olan Aeromonas hydrophila bulunur. Bu ekstraselüler simbiontun emilen kanın sindirimine yardım ettiği, ürettiği antibiyotiklerle diğer bakterilerin ölümünü sağladığı ve diğer bazı faydaları olduğu bildirilmektedir. H. medicinalis’in boyu 10-15 cm olup, 34 segmentten oluşur. Ağırlığı 3-6.5 g’dır. Vücut ağırlığının 3-10 katı kadar kan emer vücut ağırlığı arttıkça emdiği kan miktarı da artar ve bir yıla kadar beslenmeksizin yaşamını sürdürebilir.

suluk (1)Yapılan bir çalışmada insandan kan emme süresi ortalama 68±26 dk; emilen kanla artan vücut ağırlığı %460 olarak bulunmuş, bu türün diğer bazı sülük türlerine göre (örn. Macrobdella decora) crude eksraktlarından daha fazla antitrombik ünit hirudin ihtiva ettiği bildirilmiştir. Hermafrodit olan sülüklerin çoğu yaklaşık bir yıl kadar yaşarlar. Baharda yumurtadan çıkan sülükler, takip eden yılda olgunlaşırlar. Hayat devri, beslenme alışkanlıkları ile yaşam ortamına bağlıdır. H. medicinalis diğer türlere göre daha uzun yaşar. Bazı sülükler denizlerde olsa da çoğu akuatik türler yüzeysel bitki bulunan havuz, göl ve hafif akan çayların kenarı gibi tatlı sularda yaşarlar. Sülükler dünyanın her tarafına yayılmışlarsa da (kutup okyanuslarından çöllerdeki su kaynaklarına kadar) daha çok ılıman göl ve havuz sularında bulunurlar. Kuzey Amerika sülük faunasının çoğu Avrupa ile benzerdir. Ülkemiz, sülük türleri açısından dünyanın en zengin yerlerinden biridir. H. medicinalis ve H. verbana’ya yurdumuzda ve bölgemizde yaygın olarak rastlanmaktadır. Sülüklerin koku ve tat alma duyusu vardır. Görme ve işitme organı yoktur. Termoreseptör,  baroreseptör sistemleri ve sonar donanımı mevcuttur.

Sülüğün Tıbbi Etkileri

Hastalıklarda tedavi edici özelliği bulunan sülüklerin Hirudo Medicinalis ve Hirudo Verbana türlerine ‘’ Tıbbi Sülük ‘’ adı verilir.

Sülüğün tıbbi etkileri 3 ana maddeye ayrılabilir:
– Flebotomi (içindeki pıhtıyı yok etmek üzere bir damara müdahale)
– Refleks Uyarım
– Biyoaktif Salgı İçeriği

Sülükler, kan emerken vücuda kendi ürettikleri salgıyı verirler. Bu salgı şu ana kadar izole edilebildiği kadarıyla 100′e yakın biyoaktif madde içermektedir. Bu maddelerin bir kısmı kanın pıhtılaşmasını engellerken bir kısmı oluşmuş pıhtıları eritmekte, birkaçı ağrı kesici özellikler sergilemekte, bir bölümü de kan basıncını dengelemektedir. Ayrıca sülük tedavisinin antidepresan, antibakteriyel, antioksidan etkinliği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.

Sülüğün tıbbi etkilerinin tamamı şu şekilde sıralanabilir:

– Antibakteriyel
– Analjezik
– Antiromatizmal
– Antihipertansif (yüksek tansiyon karşıtı)
– Antidepresan
– Myorelaksan (kas gevşetivi)
– Antioksidan
– Nörotrofik (sinir hücresi yenileyici)

Sülüğün Biyoaktif  Salgı İçeriği:

– Hirudin: Antikoagülan
– Hementin: Fibrinolitik
– Hementerin: Fibrinolitik
– Ghilanten: Protrombinaz İnh.
– Anti-statin: Protrombinaz İnh.
– Piyatin: Nörotrofik
– Calin: Tr. Agg. İnh.
– Decorsin: Tr. Agg. İnh.
– Destabilase: F XIII İnh.

suluk (2)Hangi Hastalıklara Sülük Tedavisi Uygulanır?

Bu özellikleri itibariyle sülük tedavisi kliniğimizde; varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda, artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.

Sülük tedavisinin etkin bir şekilde kullanıldığı hastalıklar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

– Bazı Göz Hastalıkları  (Behçet hastalığı, Üveitler, Glokom, Makulopatiler, Sarı nokta hastalığı, Diyabetik retinopatiler,Hipertansif retinopatiler, Retinitis pigmentosa , Optik sinire ait problemler ve Optik atrofiler gibi gözün damar,sinir,makula ve retina hastalıkları)
– Varis ve venöz  damar sorunları
– Romatoid artrit ve diğer romatizmal hastalıklar
– Artroz ve eklem kireçlenmeleri
– Migren ve gerilim baş ağrıları
– Baş dönmesi,kulak çınlamaları ve meniere sendromu
– Her türlü kas ağrıları, fibromyaljiler, huzursuz bacak sendromu
– Boyun fıtığı, bel fıtığı,tendinit- tenosivonit- bursit iltihap ve ağrıları
– Dejeneratif sinir sistemi hastalıkları ve felçler (MS,ALS,PARKİNSON gibi…)
– Egzama,ürtiker,kronik deri hastalıkları,sedef hastalığı ve akneler
– Kronik hepatit ve karaciğer hastalıkları
– Depresyon ve fobiler
– Tüm bağışıklık sistemi hastalıkları ve kronik yorgunluk sendromu

Hangi Durumlarda Sülük Tedavisi Uygulanmaz?

Sülük tedavisi uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktaların başında hastanın anemi (kansızlık) sorununun olmaması, kan sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması, pıhtılaşmaya engel bir hastalığının bulunmaması ve vücudunda aktif bir kanama odağının bulunmaması gelir. Ayrıca gebelerde ve emziren annelerde, kontrolsüz diyabet hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda da sülük tedavisi uygulanmaz.

– Kanama Diyatezleri (Hemofili gibi)
– Aktif Kanama Odağının Varlığı
– Ciddi Anemi (Hb < 10)
– Cerrahi Girişim Öncesi
– Kan Sulandırıcı İlaç Kullanımı
– Gebelik ve emzirme durumlarında sülük tedavisi uygulanmamaktadır.

Vücudun Hangi Bölgelerine Sülük Uygulanabilir?

Vücudun aşağıdaki bölgeler dışındaki her yerine sülük tedavisi uygulanabilir; aşağıdaki bölgelere sülük uygulanması ise çok sakıncalıdır.

– Yumuşak Cilt Bölgeleri (Göz kapağı çevresi gibi)
– Keratinize Bölgeler (Avuç içi, ayak tabanı gibi)
– Önemli Damarların Üzeri (Boyun, çene altı, koltuk altı, kasık gibi)
“dışında” her bölgeye sülük uygulanabilir.

ALINTIDIR:dogalhayat.com.tr

mrt 19

Hacamat Nedir ?

Hacamat deriden ufak ensizyonlardan vakum yolu ile kan alınmasıdır.

Eski Mısırlılara dayandırılan kadim tıp yöntemlerinden birisi olan hacamatın pek çok rahatsızlığa iyi geldiği de söylenmektedir.

5000 yıl öncesine dayanan bir çeşit akupunktur yöntemi olan hacamat, derinin bir neşter yardımıyla çizilip ağzı geniş bir bardak, kavanoz veya şişe ile oluşturulan emme gücüyle kanın çekilmesi şeklinde yapılır. Geleneksel olarak ağrı, sızı veya hastalık olan organa yakın yerlere yapılır.

Hacamat’ın pek çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.

Hacamat İki omuz arasından, belden, kalp karşısından, bacaklardan, sırttan, başın arka tarafından veya vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla şişe, bardak veya boynuzla etle deri arasındaki kirli kanları, iltihapları, sarı suları vb. aldırmaktır. Peygamberimiz (s.a.s)’in tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamatta maksat, derinin altındaki akıcılığı olmayan pıhtılaşmış kirli kanı ve dokular arasındaki sıvıda biriken atıkları dışarı atmak ve kanın rahatça dolaşmasını sağlamaktır.

 

Biz bu sitemizde sıhhati koruma yollarından ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in tatbik ettiği sünnetlerinden HACAMAT hakkında siz okuyucularımıza faydalı bilgiler sunacağız.

Avrupa hacamat tedavisinde güvenli ve hijyenik koşullarda hizmet alabileceğiniz adres AVRUPA   HACAMAT olsun!

Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Miraç’ta verilmiş olmasıdır. Onun her bir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.

Vücutta fazla kan; kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklara, alerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hayber’de Yahudi bir kadın tarafından koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine gelerek hemen başın arkasından ve iki omzundan hacamat yaptırmasını buyurmuştur.

Efendimiz (s.a.v) başından ve iki omuz arasından hacamat yaptırıp zehiri vücudundan kirli kanlarla birlikte atmıştır ve ondan sonra ümmetine hacamat olmayı tavsiye etmiştir.

Rasûlüllah :  ”Herkim vücuduna bir hastalık veya bir rahatsızlık gelirse hemen hacamat olsun” buyuruyor.

mrt 19

Hacamat Nasıl Yapılır ?

Modern ve Hijyenik hacamat kupaları 1-3 dk arası hacamat uygulanacak bölgeye vakumlanarak yapıştırılır. Bu vakumlama sonucu vakumlanan bölgede pis kan toplanmaya başlar.

Hacamat kuparalarının yapmış olduğu vakum sonucu yeri kadar bekleyen kupalar o bölgeyi iyice uyuşturur. Kupalar çıkartılır ve o bölgeye  çok ince neşter ya da bistrü ile kesikler atılır. Bu kesikler en fazla 0,5cm uzunluğunda ve 1-2 mm arası derinlikte olacaktır.

Sonra kupalar tekrar kesikler atılan bölgeye vakumlanır.  Vucütta biriken ve alınması gereken pis kanlar ve sıvılar vakumun etkisiyle açmış olduğumuz kesilerden dışarıya sızarak birikir.

Kupada biriken kan o kadar koyu renklidir ki siz bile bu kanın vücudunuzdan çıktığına inanmakta güçlük çekebilirsiniz.

Bu işlem işinin ehli olan haccam tarafından yeteri kadar tatbik edilir ve vücudun rahatlaması ve dinçlik kazanması kişiler tarafından hemen hissedilir.

Hacamat’da Hijyen ve temizlik çok önemlidir. Kanla bulaşan hastalıklar çok olduğu için kesinlikle steril ortamda ve kişiye özel tek kullanımlık malzemelerle yapılmalıdır.

Hacamat esnasında açılan kesiler kesinlikle kalıcı olmayacaktır. Bu kesiler genellikle 1 gün içinde iyileşir ve herhangi bir iz kalmaz. Atardamar ve kılcal damarlara asla zarar vermez.

mrt 19

Hacamatın faydaları nelerdir ?

Hacamat kısaca vücutta hastalıklara neden olan kirliliğin peygamber efendimiz s.a.v in de uyguladığı şekilde dışarı alınması işlemidir.

Hacamat Bağışıklık sistemimizi felç eden kirlenmiş, kan özelliğini kaybetmiş sıvının peygamber efendimiz sav inde 1400 yıl öncesinde tarif etmiş olduğu çok önemli bir tedavi şeklidir.

Hacamat ağrısız, acısız, yatak istirahatsız, iş gücü kaybı olmadan tatbik olunan hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamanın en kolay yoludur.

Hacamat vücüdun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, toksinler ve kullanılan ilaçların vücutta bıraktığı kalıntıların dışarı alınması işlemidir.

Öz kültürümüzde binlerce yıldır kullanılan sünnet bir tedavi şeklidir.

Hacamat İslam ülkelerinde çok yaygındır ama faydası bilim adamları tarafından kanıtlanan ülkelerde de uygulanmaktadır işte bazı avrupa ülkeleri. Çin’de Almanya, Malezya’da Kanada Arap dünyasından Avustralya’ bütün dünyada kullanılan önemli bir tedavi yöntemidir.

‘Hacamat’ kelimesi Arapça ‘emmek, normal formuna getirmek’ anlamlarını taşır. Geleneksel olarak boynuzla, cam kupalarla veya çağdaş aletler yardımıyla yapılabilir.

Hacamatın Genel Faydaları;

Hacamat her şeyden önce bir kan verme eylemi olduğundan kan vermenin tıbbi faydaları başlığında bütün faydalara haizdir.

Hacamat kanserden kısırlığa kadar birçok hastalığa karşı hem koruyucu hem de tedavi edici özelliğe sahiptir.

  •   Baştan hacamat olmak; delilik, cüz zam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.
  •   Hacamat bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
  •   Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz.
  •   Kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar.
  •   Ödemleri çözer.
  •   Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
  •   Kan üretimi ile görevli organları uyarır.
  •   Beyin fonksiyonlarını canlandırır.
  •   Ağrıları giderir.
  •   Hastalıkları önler.
  •   Bel, boyun fıtığı, eklem ağrıları, karaciğer, kalp hastalıkları, psikolojik hastalıkların ve bunun gibi tüm hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.
  •   Göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır. Başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder. Çünkü hacamatın etkisi hemen zuhur eder.
  •   Unutkanlık ve dikkat eksikliği olanlar; okuduğunu zor anlayanlar için kafadan hacamat (Kupa terapisi – Cupping Therapy) çok faydalıdır. Hacamat ezber kuvvetini artırır.
  •   Metabolizmayı düzenleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir. Hacamat yaptıranlar daha az hastalıklara yakalanır, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
  •   Vücuda canlılık ve enerji verdiğinden dolayı cilt ve vücut daha genç görünür.
  •   Değişik nedenlerden dolayı vücudun belli noktalarında biriken toksinler dışarı alındığında vücudun bio-elektrik enerji si ve aura sı yoğunlaşır. Buda daha az uyku ve daha dinç yaşam demektir.
  •   Akciğer tarafından yeterince temizlenemeyen kan zamanla daha koyu hal alır, kılcal damarları tıkamaya neden olur. Hacamatla bu toksik maddeler arındırılarak organlar daha düzenli çalışmaya başlar.
  •   Tansiyon, Migren, bel fıtığı, pisikolojik hastalıklar, depresyon, düşük yaşam enerjisi (Qi) eklem ve romatizma ağrıları için bir çok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkisi de yoktur.
  •   Hacamat yaptıranların analitik düşünme yetenekleri artar, hızlı ve doğru karar alma yetenekleri gelişir.
  •   Sağ ve sol beyin lobları daha etkin ve dengeli kullanılmaya başlanır.
  •   Çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik, geçirmelerine yardımcı olur.
  •   Lenfatik sistemi (mikroplarla savaşan lenf sistemini) harekete geçirir.
  •   Daha hacamat yaptırmaya başlar başlamaz beyin ağrı kesici etkiye sahip endorfin salgılamaya başlar.
  •   Depresyona maruz, psikolojik rahatsızlıkları olanlar, histeri, uykusuzluk, ankesiyete, ilaç bağımlılarını hacamatla başarıyla tedavi etmek mümkündür.
  •   Ağrı eşiği düşük olanlar için çok faydalıdır.
  •   Hacamat yaptıranların bağışıklık sistemi hastalıklara karşı daha dirençli olur. Ve Düzenli Hacamat yaptıranlar kolay grip ve soğuk algınlığına yakalanmaz.
  •   Yüksek kan basıncını düşürücü ve dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Deri üzerinde atıl durumda ki kan ve damarları çevresindeki pleksus lifleri uyarılmak sureti ile ve tıkanıklığa sebebiyet veren jöle kıvamındaki damarda dolaşmayan atıl maddelerin temizlenmesi ile dolaşımı düzenleyici etkisi vardır.
  •  Hipofiz bezini uyarmak sureti ile yapılan hacamat görevi hormonların salgılamasını kontrol eden bu bezeyi daha etkin hale getirir. Aşırı kilo başta olmak üzere bir çok hormonlarla alakalı konularda çok tesirlidir.
  • Şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır. 50 senelik kökleşmiş büyünün, kalp karşısından yapılan hacamatla kaldırıldığı rivayeti vardır. Çift uzuvlarda hacamat faydalıdır. (İki diz, iki ayak gibi…) Kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler usta bir hacamatçıya en uygun yerden hacamat olunmalı… Bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına yada çokluğuna göre 1 yerinden, 4 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.

mrt 19

Hacamat hangi hastalıkları tedavi eder ?

MİGREN,BAŞAĞRISI VE SİNÜZİT

Özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri migren ve baş ağrılarıdır.  İnsanı çıldırtan bir baş ağrısı, ışığa karşı çok şiddetli bir duyarlılık ve akabinde mide bulantıları. Dalgalı ve zonklayan ağrılar. Kullanılan ilaçlar ise anlık çözüm. Belki ağrıyı geçiriyor ya da yavaşlatıyor ama bir sonraki migren atağı tetiklenmek üzere sizi bekliyor. Ama baş bölgesinden yapılan 3 seanslık bir hacamat migreni tamamen ortadan kaldırıyor.

BEL VE BOYUN FITIĞI

Bel fıtığı ve boyun fıtığı tedavisinde genellikle ağrıyan yere hacamat yapılır. Fıtıklaşan bölgede tortular ve oradaki pis kan vakumlanarak alınır. Hacamatın en başarılı ve sık uygulandığı hastalıkların başında gelir bel fıtığı tedavisi gelir. Düzenli aralıklarla 6-7 seanslık hacamat uygulamaları ile tamamen geçer.

KİREÇLENME, ROMATİZMA, İLTİHAPLI EKLEM ROMATİZMASI

Karaciğer arkası, kahil ve ağrıyan bölgelere özellikle diz kapağı ve baldırın dış kısımlarına yapılan uygulamaları çok faydalıdır. Ağrılar hacamatın sonunda hemen geçer. Ancak ilerlemiş vakalarda uzman bir haccam tarafından 4-5 seans kadar tekrar edilmesi gerekebilir. Özellikle boyun ve omuzlardaki kulunçvari ağrılarda sonuç yüzde yüz görülmektedir. Bayanlarda erkeklere oranla 3 veya 4 kez daha fazla görülen nedeni tam olarak bilinmeyen iltihaplı eklem romatizmasıdır. Bu eklem rahatsızlıkları ileri safhada diğer organları da etkilemeye başlar. Özellikle beyne, kalbe ve damarları etkilemesi çok tehlikelidir. Kişinin şikayetine göre aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılır.

HİPERTANSİYON, ŞEKER

Hacamat hangi noktadan yapılırsa yapılsın yüksek tansiyona son derece iyi gelir. Tansiyon düşer, normal seyre gelmeye başlar yani dengelenir. En uygun bölge kalp, kahil karaciğer bölgesi ve baştan yapılan hacamattır. Tansiyon için her zaman ilk başlangıç noktası yukarı nokta olmalıdır. Malum; şeker hastalarının yaraları biraz geç iyileşir. Onun için şeker hastalarında mümkün olduğu kadar dikkat edilmeli, şekeri çok yüksekken hasta hacamattan kaçınmalıdır. Ancak şekeri belirli bir seviyeye indirildiğinde (kullandığı ilaçlarla veya perhizle) hacamat yapılmalıdır. Düşük şekerde de durum böyledir. Önce şeker dengelenmelidir ve aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılmalıdır.

UNUTKANLIK, HAFIZA ZAYIFLIĞI, ALZHEİMER VE DEPRESYON, KONSANTRASYON GÜÇLÜĞÜ

Algılamada zorluk, kitap veya gazete okurken konsantre olunamadığından dolayı anlayamama, Yakın geçmişi hatırlamada zorluk, aşırı unutkanlık, karşısındaki insanın sorduklarını bir anda algılayamama gibi belirtiler bazen depresyonun bazen de Alzheimer ın belirtisi olabiliyor. Bu gibi durumlarda başın tepe noktasından, kürek kemiklerinden ve iki kulak arkasından hacamat yapılır.

KRONİK YORGUNLUK, UYKU İSTEĞİ, HALSİZLİK

Kronik yorgunluk ve halsizlik bazen immün sisteminin zayıfladığından, bazen de depresyon gibi sinirsel rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Bu durumda metabolizmanın hızlanması gerekmektedir. Bunun için sırttan, karaciğer arkası, kahil ve kalp arkasından hacamat uygulanır. Daha ilk tedavide gözle görülür bir ilerleme ve rahatlama hissedilir. Vücuda enerji gelir.

BÖBREK RAHATSIZLIKLARI

Sırttan böbrek hizası, sağ ayak topuğu, sağ ve sol ayak üstü böbrek hastalıkları için en uygun noktalardır.

SEDEF, EGZEMA ,SİVİLCE VE DERİ HASTALIKLARI

Genelde zayıf bağışıklık sistemi olanlarda var olan deri hastalıklarıdır. Özellikle sedef hastalığının sinirsel boyutunun yanı sıra karaciğerle ve bağışıklık sisteminin zayıflığıyla alakası olduğu bilinmektedir. Ancak bilinmelidir ki; sedef hastalığında hacamat kesin çözümdür demek yanlıştır. Sırttan karaciğer arkasından Kahilden ve Omuz başlarından yapılan seans uygulamaları çok iyi sonuçlar vermektedir.

KALP HASTALIKLARI VE KAN DOLAŞIMI PROBLEMLERİ

Kalpteki tıkanıklıklar, çarpıntı, katle sıkışma hissi ve göğüs kafesinde ağrı hissi şikayetlerinde hacamatın önemi büyüktür. Kan dolaşımı ve damar problemlerinde de hacamatın önemi çok büyüktür. Hacamatla pis kan vücuttan çıkacak ve yeni kan hücreleri üretilerek temiz kan sağlanacak ve dolaşım rahatlayacaktır Allah’ ın izniyle…

KARACİĞER HASTALIKLARI, YÜKSEK KOLESTROL

Sırttan karaciğer arkasından , kahil ve omuz yanlarından hacamat yüksek kolestrole ve karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Ehil bir haccama bu bölgelerden hacamat yaptırtmak gerekir.

GÖRME BOZUKLUKLARI

Kesin olarak bilinmesi gereken bir şey vardır ki hacamat gözün ferini artırır. Hacamat bittikten sonra kişi kendini loş bir ortamdan aydınlığa çıkmış gibi hisseder. Gözün görme kabiliyeti artar. Kataraktın başlangıcında bu hastalığa iyi gelir. Ancak katarakt ilerlediyse hacamat yapılmamalıdır. Bu da çok önemli bir noktadır. Miyop veya hipermetrop rahatsızlıklarına faydası olur. En azından birçok kimsede gözlük numarası büyümesi durmaktadır.

HORMONAL HASTALIKLAR

Kalp, karaciğer arkası ve sırttan mide ile bağırsak arkasına gelen noktalardan yapılır. Ancak aşırı yemek yeyip şişmanlayanlar hacamattan yardım beklememelidirler. Onlar önce kendilerine yardım etmeli ve sağlıklı beslenmeye çalışmalıdırlar. Zira hacamatla zayıflama olmaz. Sadece yardımcı olur.

VARİS

Varis için yapılan uygulama da tedavi başarısı değişkendir. Hiç bir garanti yok ama kalp ve karaciğer arkası hacamattan sonra varis olan noktadaki biriken pıhtılar temizlenerek en yakın sinir ve kaslar uyarılmak suretiyle yapılır. Direk olarak varisli bölgeye veya çok yakın bölgeye hacamat uygulanmaz. Varisli bölgenin üzerine değil de, varisli bölgenin başlangıç merkezine yapılan hacamat çok başarılı olmaktadır.

CİLT KIRIŞIKLIĞI YAŞLANMA BELİRTİLERİ

Bilindiği üzere yeryüzünde tedavisi olmayan tek şey yaşlanma ve ölümdür. Çünkü ayette belirtildiği üzere ‘‘Her nefis ölümü tadacaktır.’’ Ömrü olan her birey de mutlak yaşlanacaktır. Ancak yaşlanma belirtileri yavaşlatılabilir, cilt berraklaştırılabilir. Yaşlanma belirtileri yavaş metabolizmada bir takım yavaşlamaların ve bozulmaların olmasıyla meydana gelir. Çok uyumak, çok yemek, zararlı alışkanlıklar bu hızlanmayı artırır. Vücudun dinç kalmasının en önemli nedeni sabah uykusunun terkidir. Zira çok eski dönemde insanlar akşam (yatsı namazından sonra) erken yatarlar, sabah erken kalkarlarmış. İslam alimlerinin seher vakitlerinde uyanık oldukları, öğlenleri de sünneti seniyye gereği kaylule (öğlen uykusu veya gün arası şekerlemesi) yaptıkları bilinmektedir. Böylelikle eski zaman insanları hem daha çok yaşamakta, hem de dinç kalmaktaydılar. Baştan yapılan hacamatta cilt bölgesinin toksinlerden arınmasını ve dolayısıyla cildin parlaklaşmasını ve tazeliğini sağlamaktadır.

KARPAL TÜNEL SENDROMU

El bileğinin bir hastalığıdır. Bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar. Bu hastalık genellikle el bileklerini zorlayıcı işlerde çalışanlarda daha çok görülmektedir. Geceleri elde ve kolda uyuşma, tutma da güç kaybı, eli sallayınca ağrının hafiflemesi şeklinde belirtisi vardır. Omuz ve pazı kaslarına yapılan hacamatla iyileşebilir.

ANALİTİK DÜŞÜNME YETENEĞİ

Analitik düşünme yeteneği derken burada anlattıklarımızdan zihinsel engelli bireyler için çıkarımlar yapılmamalıdır. Bizim kastımız normal zekada olup, gerek depresyon, gerek büyü vs gibi olumsuz etkenlerden dolayı dikkatini verememe, ani kararlar alamama, konsantre olamama gibi durumlarda geçerlidir.

ALTINI ISLATMA

Özellikle küçük çocuklarda söz konusu olan gece altını ıslatma ve gündüz istemsiz kaçırma durumlarında hacamat inanılmaz faydalıdır. Büyük özellikle 50 yaşını aşmış, küçük abdestini kaçıran tutamayan insanları da duyuyoruz çevremizde. Her iki durumda da yani hem yetişkin hem çocukta idrar kaçırma durumlarında kulak arkası, kahil, sırt ve kuyruk sokumunun üstünden kişiye hacamat yapılır. Şafi Hakiki yalnızca ALLAH’tır

HORMON BOZUKLUKLARI, AŞIRI KİLO ALMA

Bu tür kişilere hacamat tedavisi çok faydalıdır. Çünkü Özellikle genç yaşta yapılırsa çok daha faydalıdır. Bu tip hastalıklarda temel prensip hormon salgılama görevini sağlayan hipofiz bezinin görevini yapmamasından, veya tıkanması sonucu oluşur. Çözüm ilgili sinirleri uyarmakla başlanır. Aşağıda yazdığımız kilitlenmişlik sorunu ile paralellik gösterir.

DİŞ ETİ HASTALIKLARI VE DİŞ ÇÜRÜMELERİ

İlk hacamat yaptırmaya başladığı anda diş eti hastalıkları ve diş çürümesi olan kişilerde bu şikayetlerin nerdeyse çoğunda azalma bulgularına rastlandı. Bu konuda yine bilimsel araştırma mevcut değil. Zira diş ve diş eti hastalıklarında Allah Rasulü (S.A.V) misvakı önermektedir. Misvakın yapılan araştırmalarda diş çürümesini önlediği, diş etlerini koruduğu, ağız kokusunu önlediği ve diş minelerini kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Ancak baştan yapılan hacamatın da diş eti iltihaplanmasını önlediği, iltihap varsa da giderdiği bilinmelidir.

BOYUN VE SIRT AĞRILARI

Masa başında çalışmak durumunda olan bireylerde, öğrencilerde vs görülen boyun ve sırt ağrılarının yüzde yüz çözümüdür hacamat. Yüzde yüz diyorum çünkü bizzat kendim bir çok vaka ile karşılaştım. Omuz ve sırttan alınan pis kan o bölgedeki tıkanıklığı açmakta ve oradaki dolaşımı rahatlatmaktadır. Halk dilinde kulunç olarak bilinen ağrıyı ve sırtta oluşan fibromiyajları hemen dağıtmakta ve etkisini yaklaşık 3-4 dk içerisinde göstermektedir. Ağrının şiddetine ve rahatsızlığın kronikleşmesi durumuna göre hacamat bu bölgede üç seans tekrar edilir.

MANEVİ HASTALIKLAR

İnsanoğlunda bedeni hastalıklar haricinde manevi bir takım hastalıklar da zuhur edebilmektedir. Mesela; Peygamber Efendimiz (S.A.V) e zamanında büyü yapılmış ve Efendimiz (S.A.V) bundan çok muzdarip olmuşlardı. Felak ve Nas sureleri nazil olduktan sonra Efendimiz (S.A.V) büyünün etkilerini izale etmek adına Ebu Taybe isimli bir zattan kendilerine hacamat yapılmasını istemiştir. Yine baştan yapılan hacamatın kökleşmiş 50 yıllık büyüyü kaldırdığı kaynak kitaplarda yazmaktadır. Bunun yanında kalp arkasından yapılan hacamat vesveseye şifadır. Manevi yönden istidata sebeptir . Manevi hastalıklarda sırt, kalp hizası, karaciğer noktalarına yapılan hacamat iyi gelir.