May 26

KUŞKAYASI KÖYÜ, Camii Bahçesi, Öğle Namazından sonra

¤ Merhaba Kuşkayalılar…
¤ Merhaba Kuşkayasını sevenler…
¤ Merhaba Kuşkayalı olup Kuşkayasından uzak kalanlar…
¤ Sitenizde ihtiyaç duyabileceğiniz bilgiler, şiirler, Kuşkayası ile ilgili çok sayıda bilgiyle beraber birbirinden güzel arkadaşlarımızın çektiği güncel fotoğraflar var. Bilgi ve fotoğrafları bilgisayarınıza indirerek kullanabilirsiniz.
¤ Fotoğrafları ticari amaçla kullanmayı istemeniz halinde bedelini ödemeniz gerekmektedir.
¤ Elinde sitede olmayan Kuşkayası fotoğrafı, Kuşkayası Köyü konulu şiiri bulunup Kuşkayalı dostlarıyla paylaşmak isteyenlere kapımızın açık olduğunu biliyorsunuz…

KuŞkaYaSı TeaM of  KoMBeCi

Haz 25

11 Ayın Sultani Hosgeldi…!

kuskayasi koyu ramazan

Onbir ayın sultanı Ramazan yaklaşıyor. Üç ayları kandilleriyle süsleyen mübarek Regaib ve Mirac gecelerini bir bir geride bırakıp beratımızı da alarak, gelişiyle müminleri sevinç gözyaşlarına garkeden sevgili orucumuza, iftarımıza, sahurumuza, teravihimize, mukabelemize ve bayramımıza kavuşmaya doğru hızla koşuyoruz. Tüm inananları bu kutlu maksuda hayır ve afiyetle ulaştırmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Biz Müslümanlar Ramazan ayını çok seviyoruz. Çocuklarımız da aşıklar bu aya. Hatta başka dinlere mensup insaflı tüm insanlar da hayrandır bu aya. Yüce dinimiz İslam’ın ve medeniyetimizin yüz akıdır Ramazan.

Ramazan tam bir yardımlaşma, bereket ve rahmet ayıdır bilene. Her hayır sağanak sağanak yağar bu ayda imanlılar üstüne. Çünkü Kur’an-ı Kerim iki cihan güneşi sevgili Peygamberimize (sas) Ramazan ayında inmiştir. Şerefliler şerefli zaman ve mekanları mesken tuttukları için bin aydan daha hayırlı Kadir gecesi de bu aya gizlenip konuk olmuştur. Şerefi nihayetsiz Kur’an-ı Kerimi bunun için Ramazanda her zamankinden daha çok okuyor, hatimler indiriyor, bu dünyadan göçmüş yakınlarımıza bağışlıyor, dualar ediyoruz. Şerefi nihayetsiz oruç, tam bir kulluk timsalidir ve Cenab-ı Allah’ın “oruç benimdir, karşılığını da ancak ben takdir edip vereceğim” fermanıyla ücreti nihayetsiz bir ibadet ve itaate dönüşmektedir. “Artık ye ve iç” şeklindeki ilahi emir gelmeden, su ve ekmeğe elini katiyen uzatamayan bir davranıştan daha güzel bir kulluk, daha gerçekçi bir teslimiyet ve aidiyet düşünülebilir mi? “Allahım ben sana aidim, dilim sana ait, elim sana ait, ağzım sana ait, sahip olduğum her şey sana ait, sen ne emredersen o” manasına gelen oruç ibadeti, kıymet bilene hakikatli bir lütuftur.

Açlara, yoksullara, kimsesizlere merhamet ve şefkat duygularıyla el uzatmanın, iftar sofralarımızı kardeşlerimizle paylaşmanın şükür ve huzurunu öğrenir ve yaşarız bu ayda. Ahlakımızın, söz ve davranışlarımızın nazikleştiği, inceldiği, karıncayı dahi incitemez bir nebevi rikkate eriştiğimiz bu ayda, dini ne olursa olsun komşularımızı daha müstesna bir alakayla memnun etmeli, onlara iftar sofralarımızda yer ayırmalı, bizim mutluluk ve samimiyet kıvılcımlarımızla neşe duymalarını sağlamalıyız. Bizim O’na ait olduğumuz, hepimizin Adem’den geldiği, onun da topraktan yaratıldığı gerçeğini bir ayrı tadarız bu ayda. “Artık yiyip içebilirsin” fermanını beklediğimiz iftar sofralarının o bereketli dakikalarında tüm insanlığın, her şeyin Sahibi Bir’e iman edip teslim olmanın tattırdığı o eşsiz barış ve huzur duygularını tatmalarını dileriz yüreklerimizin derinliklerinde.

Hasılı Ramazana aşık bizler onu karşılamaya hazırlık yapmalı, o gül misafire evimizi ocağımızı temizleyip süslemeli, yürek evlerimizi O’nun sımsıcak inanç ve itaatini bekler hale getirmeliyiz.

Bu duygularla bütün kardeşlerimi bereketli zaman dilimlerinden haberdar olmaya davet ediyor, sevgi ve saygılarımla selamlıyoruz.

hos_geldin_ya_sehr_i_ramazan_kuskayasikoyu

Nis 29

Regaip Kandilinizi Tebrik ederiz.

regaip kandili 2014 Persembe gününü Cumaya baglayan Gece Üc Aylarin ilki Recep ayinin ilk cuma gecesi Regaib Kandilidir.Tüm Cemaatimizi Camimizde yapilacak programa davet ediyoruz.

 

REGAIB GECENIZI TEBRIK EDER, CEMAATIMIZ, ÜLKEMIZ, ISLAM VE INSANLIK ALEMINE HAYIRLAR GETIRMESINI RABBIMIZDEN NIYAZ EDERIZ…

KÖMBECI TEAMregaib-kandili-kutlama-2014

Nis 01

Afşinimize Hayırlı Olsun !!!

mehmet fatıh guven afsin secim sonuclari

 

Hayırlı Olsun !

Mehmet Fatih GÜVEN Kimdir ?

1968 yılında Afşin / K.Maraş’ ta doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Afşin’de tamamladı. Lisans eğitimini Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde, Yüksek lisan eğitimini ise Bahçeşehir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde, KENTSEL SİSTEMLER VE ULAŞTIRMA YÖNETİMİ alanında tamamladı. Küreselleşme Sürecinde Sakin Şehir Hareketinin Metropoliten Kentlerde Uyunabilirliği konusunda araştırma yaptı.

Meslek hayatına 1994 yılında Gelirler Genel Müdürlüğünde Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladı. 1997 yılında Vergi Denetmenliğine atandı. 1997-2005 yılları arasında Malatya Vergi Denetmenleri Başkanlığı sorumluluk alanında bulunan illerde Bakanlık onayı ile vergi incelemesi, teftiş ve soruşturmalar yaptı. 2005 yılında Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılması çalışmaları kapsamında kurulan Malatya Vergi Dairesi Başkanlığına bağlı Denetim Koordinasyon Müdürlüğünün kuruluş çalışmalarında bulundu. 2006-2009 yılları arasında Vergi Denetmenleri Başkanlığı yaptı. 2009 mahalli seçimlerinin ardından Temmuz 2009 tarihinde Malatya Belediyesi Başkan yardımcısı olarak atandı.

Malatya belediyesi kurumsal yapısının sağlıklı hale getirilmesi ve işlerlik kazanması konularında çalıştı. Mali İşler, Gelir, Makine İkmal, İhale, Satın Alma, Bilgi İşlem, idari işler, Emlak ve İstimlak müdürlüklerinin reorganizasyon çalışmalarını yaptı. Mesleki dergilerde vergi konusunda makaleleri yayımlandı. Malatya Belediyesi Kent Bilgi Sistemi (Yönetim Bilgi Sistemi ve Coğrafi Bilgi Sistemi – E-İmar, Kent Rehberi vb.) ve Altyapı Bilgi Sisteminin kurulması ve işlerlik kazanması için çalışmalarda bulunan Mehmet Fatih Güven, evli ve iki çocuk babasıdır.

Malatya Belediyesi’nden Afşin’e Belediye Başkanlıgına

Malatya Vergi Dairesi’nde 15 yıl Vergi Denetim elemanı olarak, 5 yıl Vergi Denetmenler Başkanı olarak görev yapan Mehmet Fatih Güven, Bahçeşehir Üniversitesi’nde yüksek lisansını kentsel sistemler ve ulaştırma alanında yaptıktan sonra Malatya Belediyesi’nde, Mali Hizmetler, Destek Hizmetleri, Makine İkmal, Emlak-istimlak, bilgi işlem, Satın alma, ihale birimi ve idari işlerden sorumlu başkan yardımcısı olarak 4 yıldan beri görev yapıyor.

Malatya Belediyesi’ndeki görevinden istifa ederek Afşin ilçesinde Belediye Başkanlığı’na AK Parti’den aday adayı olacağını açıklayan Mehmet Fatih Güven, “Malatya’da edindiğim tecrübe ve birikimimi doğup büyüdüğüm memleketim Afşin’de hayata geçirmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

 

Mar 04

C-D VE E SANTRALLERİ İÇİN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI

termik3C-D VE E SANTRALLERİ İÇİN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında 3 Ocak 2013 tarihinde imzalanan, ‘Afşin-Elbistan Bölgesinde Linyit Kömürü Madenciliği ve Elektrik Üretimi Alanında İşbirliğine Dair Hükümetlerarası Anlaşma’nın ardından, Alman Rainbow Firması fizibilite çalışmalarına başladı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin devlet firması olan TAQA tarafından yapılacak olan 12 milyar dolarlık enerji yatırımının ayrıntıları netlik kazanmaya başladı. TAQA yöneticileri, santrallerin kurulacağı mevkiler ve yapılacak işlemler hakkında bilgi verdiler.

Afşin-Elbistan C, D ve E Termik Santrallerinin yapılacağı alanların belirlendiğini ve bu amaçla bazı karayolları ile enerji iletim hatlarının kaldırılacağını belirten yetkililer, C santralinin 6+2 ünite altyapısı ile inşa edileceğini, 6 ünitenin C santrali, daha sonra ilave edilecek 2 ünitenin ise D santrali olacağını belirttiler. 6 üniteli C santrali 2 bin 100 MW kurulu güce sahip olacak.

D santrali olarak eklenecek olan 2 ünite ise 700 MW kurulu gücü ile tek bir santral görünümünde olacak olan C ve D termik santrallerinin toplam kurulu gücü 2 bin 800 MW’a ulaşacak. C termik santrali, Afşin’e bağlı Yazıbelen ve Hurman köyleri ile Bakraç ve Çobanbeyli kasabaları arasında, Çöllolar kömür havzasına kadar uzanan bir alanı kapsayacak ve 1 milyar 100 milyon ton linyit kömürü bulunan bir havzayı kullanacak.

D termik santrali ise, yaklaşık 350 milyon tonluk bir havzadan üretilen kömür ile elektrik üretimi yapacak. Elbistan sınırları içerisinde yer alacak olan E termik santrali, Kışlaköy ile Çöllolar kömür sahasının güneyi arasında yer alacak. Santral nedeniyle mevcut karayolu ve su hattı ile yüksek gerilim hatları kaldırılarak, başka alanlara kaydırılacak. Santrallerin su ihtiyacı ise, yapımı tamamlanacak olan Karakuz Barajı’ndan sağlanacak.
Afşin-Elbistan C, D ve E Termik Santrallerinin kömür ihtiyacı, A termik santralinin kömür sahası olan Kışlaköy kömür sahasında olduğu gibi döner kepçeli ekskavatör (bager), bant yolları ve dökücü (apses) sistemi ile çıkarılacak. Kışlaköy kömür sahasından yılda 20 milyon ton kömür üretilirken, yeni yapılacak olan santraller için yılda 40 milyon ton kömür üretimi gerçekleştirilecek.

Afşin-Elbistan bölgesinde 12 milyar dolarlık yatırımın startını veren Birleşik Arap Emirlikleri, fizibilite çalışmaları için, dünyanın en önde gelen firmalarından biri olan Alman Rainbow ile anlaşma yaptı. Rainbow, fizibilite çalışmalarına başlarken, bu çalışmaların 6 ay içerisinde tamamlanması bekleniyor. Santral ve kömür çıkaracak olan makinelerin siparişleri de verilirken, makinelerin 2-3 yıl içerisinde geleceği tahmin ediliyor. Diğer yandan yeni santraller için ilk kazmanın 3 yıl içerisinde vurulması bekleniyor.

Afşin-Elbistan C, D ve E Termik Santrallerinin yapılacağı alanlarda yaklaşık 6 ay sonra, kömürün susuzlaştırılması için sondaj çalışmalarına başlanacak ve sondajlardan çıkan suyun deşarjı için drenaj kanallarının yapımına başlanacak.

 

Kaynak: mehmet dalkilinc

Şub 19

Fazlı Aydoğan: “EÜAŞ, İki Şehrin Isıtmasını Ücretsiz Yapmalı”

fazli_aydogan

Afşin Belediye Başkanı Fazlı Aydoğan

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri Arasında imzalanan anlaşma ile Afşin-Elbistan Bölgesi’ne yeni termik santraller yapılacak. Afşin Belediye Başkanı Fazlı Aydoğan, bölgemizdeki mevcut santrallerin faydasından çok zararı olduğunu, bu durumun yeni yapılacak olan santrallerde değişmesi gerektiğini belirterek bölgenin santrallerden en iyi şekilde yararlanması gerektiğini söyledi.

“Devlet, Enerji kaynaklarını Mutlaka Kullanır”

Santraller nedeniyle değerli tarım arazilerin elden çıktığını, bununla birlikte santrallerin havaya bıraktığı zehirli gazların asit yağmuru olarak bölgenin üzerine yağdığını belirten Aydoğan; “Bütün bunları telafi edebilecek ekonomik katkının da EÜAŞ tarafından gerçekleştirilmemesi üzücü. Oysaki EÜAŞ, bu iki şehre de büyük katkılar yapmak zorunda. Ama şu ana kadar hiçbir şey yapmadılar. Enerjisiz hayatı artık hiçbirimizi kabullenemeyiz. İster aydınlatmada, ister soğutmada, ister asansörde hangi alanda hangi şeyi düşünürseniz düşünün enerjisiz bir hayat kabullenemez. O halde enerji üretilecekse devlet mutlaka enerji kaynaklarını kullanır. Burada bizim artık enerjinin olmamasıyla ilgili bir mücadelemiz karşılık bulmaz. Bu kaderimizi doğruya, verime nasıl çeviririz en iyi şekilde bölge bundan nasıl faydalanabilir onu düşünüp, onun mücadelesini vermeliyiz” dedi.

“EÜAŞ, İki Şehrin Isıtmasını Ücretsiz Yapmalı”

EÜAŞ’ın ‘ben toprakları alırım, kömürü çıkarır elektriği üretirim başka şeye aklım yetmez’ zihniyetiyle hareket ettiğini söyleyen Aydoğan; “Ama burada bir hayat var, tarih var. Burada topraktan çok daha kıymetli bir şey var. Enerjiyi elde et ama o bölgeye verdiğin bu maddi ve manevi zararı bir şekilde o topluma tanzim et. Bir ticaret yasası var ‘denkleştirme’ diye. O bir çıksaydı. O yasaya göre bir sanayi yatırımı o bölgeye zarar veriyorsa o topluma hizmet olabilecek şeyleri ücretsiz yapacak. Bildiğim kadarıyla yasa çıkmadı veya bu madde çıkmadı. EÜAŞ Genel Müdürlüğü’nün bu bölgenin iki şehrinin ısıtılmasını ücretsiz yapması lazım, . Ancak bunu karşılayabilir. Değil öyle biz fiyat konusunda anlaşamıyoruz.

EÜAŞ Genel Müdürlüğü’nün elektrik üretme dışında herhangi bir kurgu ve algısı yok. Bu, bir bölgede yapılan çalışmalarda tüm problemleri değerlendirip o problemlerin çözümüne uygun kurum kuruluş ve kendi kuruluşu içerisinde çözmesi lazım. Almanya bu konuda büyük projeler gerçekleştirmişler. Onlar, toprağın ilk 30 santimetrelik o hayat dolu bölümünü alıp stokluyorlar. Diğer işlemleri bitirdikten son o toprağı tekrar üzerine seriyorlar ve bölümler halinde talep edenlere usulü dairesinde satarak, kiralayarak tekrar hayata katıyorlar. Oysaki Türkiye’nin elinde bu anlamda bu bölgede bir fırsat var. Hem toplulaştırma projesi var Tarım bakanlığı’nın dolaylı bir toplulaştırma, hem düzleştirme projesi var Tarım Bakanlığı’nın dolaylı bir düzleştirme. Bu bölgede tarımla ilgili Türkiye’nin en iyi arazilerinden birini tekrar hayata kazandırılabilir. Çok stratejik bir konu ve teknik yönden çok kolay ama karar alma mekanizmasının ağır işlemesinden dolayı çözülemeyen bir şey. Bölgenin bu konuda ısrarlı olması gerekir” dedi.

“Tarlası İstimlak Edilen Çiftçiler Santrallere Ortak Edilebilir”

Santrallerin yapımı nedeniyle yapılan kamulaştırmalarda toprakları ellerinden alınan çiftçilerin çoğunun çiftçilikten başka bir iş bilmediğini söyleyen Fazlı Aydoğan; “Toprakları istimlak edilen çiftçilerimiz, çiftçilik dışında pek fazla bir şey bilmiyorlar. Ellerindeki kaynakları da ya bankaya yatırır bekletirler, ya da bir şekilde oğluna, kızına dağıtır. Ve topluma iş bilmeyen, işi olmayan insanlar kazandırılmış olur. Oysaki belli bir limitin üstündeki istimlak bedellerinin herhangi santrallerden birine onları ortak eden bir sistem geliştirilse ve santralin gelirinden pay vererek problemi çözse. Örneğin 500 bin TL’nin üzerindeki istimlak paraları ödenmez, her 100 bin TL belli bir hisse, her 500 bin TL’ye belli bir hisse verilir. Tabi teknik detaylarını onlar bizden daha iyi bilirler ve herhangi santralin bir bu bölgede toprakları istimlak edilenlerin ortaklığıyla gerçekleşmiş olur. Hem devlet kamulaştırma parasından kurtulur, hem de o şahıs gelir elde edeceği bir sisteme ortak olur. Bizim burada toplum olarak eksiğimiz ney? Biz kendi aramızda bunları konuşur, dertleşiriz, tabiri caizse söyleniriz ama bunu bir yazıya döküp talep konusunda organizasyonlar gerçekleştiremeyiz” dedi.

“EÜAŞ Kar-Zarar Hesabı Yaparken İnsanlar Zehir Soluyor”

Son olarak kül tutucu filtreleri arızalı olan, Baca Gazı Kükürt Arıtma Tesisi olmayan Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin yarattığı kirliliğe de değinerek; “Santralın özelleştirilmesi yönünde mahkeme kararı var ve şu anda santralın devredilip devredilmemesi noktasında görüşmeler devam ediyor ve o nedenle de santrale Baca Gazı Arıtma tesisi yapılamıyor. EÜAŞ Genel Müdürlüğü o problemi çözmek zorunda. Ya adamın dediklerini yerine getirecek ya da ‘madem mahkeme karar vermiş al tazminatını yolun açık olsun’ demeli. Burada EÜAŞ kâr-zarar hesabı üzerinden doğru bir şey yapıyor olabilir ama bölgede yaptığının hiçbir bedeli yoktur. Sen orada bir yönetici olarak ‘bu mahkemenin verdiği parayı niye kaptırayım’ diyebilirsin, iyi niyetlidir anlarım. Sen bu mücadeleyi Ankara’da sürdürürken burada Elbistanlı zehir soluyor, gencecik insanlar kanser oluyor, toprağımız çok feci kirleniyor. Çok farkında değiliz ama 15-20 sene sonra göreceğiz bunu. Ayrıca mahkeme kararıyla da tescil edildi, ürünün kalitesi bozuldu toprağın kirliliğinden dolayı. EÜAŞ bugüne kadar davalardan dolayı yaklaşık 21 milyon TL tazminat ödedi kirlilikten dolayı Adama 50 milyon TL ödese de toprağımız kirlenmese olmaz mı?” dedi.

KAYNAK: Elbistanin Sesi

Eski yazılar «